Nikotin, mucizevi bir kimyasal mi?

Nikotin, mucizevi bir kimyasal mi?
Bu haber 2015-04-09 16:54:59 eklenmiş ve 1759 kez görüntülenmiştir.

Nikotin, mucizevi bir kimyasal mi?

 

Çok kötü bir imajı olan bu uyarıcının; öğrenmeye yardımcı olmak ve Parkinson, Şizofreni gibi nörolojik hastalıkların tedavisinde kullanılmak gibi faydaları da olabilecegi belirtildi.

 

Geçmisten günümüze, bağımlılık yaratan birçok madde ilk keşfedildiklerinde faydalarından dolayı yaygin olarak kullanıldı ve zamanında popüler olmuşlardı. Bazı örnekler de hala geçerliliğini korumakta. Örneğin, morfin hala keşfedilmiş en güçlü ağrı kesicilerden sayılıyor. Kokain'in yakın akrabası sayılan Lidokain hala dişçiler ve doktorlar tarafından lokal anestezilerde kullanılmakta. Alkol'ün de belli oranlarda alındığında, Kalp Hastalıkları, Osteoporoz ve Romatoid artrite faydaları  olabileceği birçok araştırmada gösterildi. Şimdiye kadar pek faydalarından bahsedilmeyen nikotin de bu listeye girecek gibi görülüyor.

 

Ancak bu yeni araştırmaların detaylarına geçmeden önce, bu haberin içeriginde sigara veya puro gibi tütün ürünlerinden değil, tütün bitkisinin içerisinde bulunan nikotin adlı uyarıcı kimyasaldan bahsettiğimizin altını çizmek istiyoruz. 

 

Son 6 yıl içerisinde, insanlar ve hayvanlar üzerinde yapılan onlarca deneyi takiben daha geniş çaplı gerçekleştirilen klinik deneyler de gösteriyor ki nikotin, her ne kadar kulağa garip gelse de, bir takım nörolojik hastalıkların tedavisinde mucizevi sonuçlar vermekte. Bu araştırmalarda, tütünden elde edilmiş, çiğneme tabletleri ve nikotin yamaları şeklinde verilen nikotinin Parkinson, Şizofreni, Hafif Bilişsel Bozukluk ve Tourette sendromu gibi birçok hastalığa iyi geldiği saptandı. Bunun yanı sıra dikkat arttırıcı etkileri de gözlendi.

 

Aslında nikotin zaten günümüzde yoğun olarak eczanalerde değişik formlarda satılmakta. Ancak bu formlardaki nikotinin, sağlık bakanlığının onayı ile eczanelerde şu anda satılıyor olmasının sebebi ironik olarak sigara bırakmaya yardımcı olması amaçlı. Halbuki 2012 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre, 6 yıl boyunca takip edilen 787 denekte, sigarayı bırakmak için bu tarz nikotin ürünleri kullananlar ve kullanmayanlar arasında sigaraya tekrar başlama oranında her hangi bir fark gözlemlenmedi. Yani aslında sigarayı bırkma konusunda nikotinin değişik formlarda kullanılmasının pek de bir faydası olmadığı görüldü. Hatta ağır içicilerin, eğer psikolojik destek almadan sadece bu nikotin ürünleri ile sigarayı bırakmayı denemeleri durumunda, bu ürünleri hiç kullanmadan bırakmaya çalışanlara nazaran 2 kat daha fazla tekrar başlama risklerinin olduğu gösterilmişti.

 

Bu aşamada doktorları, sağlık kuruluşlarını ve sağlık bakanlıklarını zor kararlar beklemekte, çünkü aynı zamanda insanlık tarihinin en önemli sağlık sorunlarının sebeplerinden olan nikotinin aslında bir çok hastalığın da çaresi olabileceğinin tanınması, bu güne kadar sigara ile savaştaki kazanımları da kötü yönden etkileyebilecek olabilir.

 

Son yapılan araştırmalara önemli katkıları olan Maryka Quik, sigaranın zararlarını gayet yakından bildiğini, babasını da akciğer kanserinden kaybettiğini belirtiyor. Kaliforniya'da bulunan SRI İnternational adlı araştırma enstitüsünün, nörolojik bozukluk programlarının başında bulunan Quik, buna rağman nikotin üzerine çalışmalar yapmış, ve son yıllarda, nikotinin memelilerin beyninde yarattığı pozitif etkileri gösteren onlarca araştırma yayınlamış. Ona göre nikotinin en büyük şanssızlığı, sigaranın içinde bulunuyor olması, ve insanların zihinlerinde hemen sigarayı çağrıştırması. Yıllar boyunca, sigara ile savaşta nikotinin zararlı oluşu artık bütün insanlığın algısına oturmuş durumda.

 

Beyin üzerindeki etkileri...

 

Nikotinin olası faydaları aslında salgın hastalık uzmanı Harold Kahn'ın 1966 yılında yayınladığı bir araştırmada farkedildi. A.B.D'de Ulusal Sağlık Enstitüsü bünyesinde çalışan Kahn, 1917 ila 1940 yılları arasında Amerikan ordusunda görev almış askerlerin sağlık sigoratalrını analiz etti. Bu araştırmada 293.658 askerin sigara ile bağdaşan hastalıklarını ve ölümlerini inceledi. Sigara kullananların, kullanmayanlara göre akciğer kanserinden ölme oranlarının 11 kat daha fazla olduğunu, anfizemden ölmelerinin ise 12 kat daha fazla olduğunu gözlemledi. Ayrıca ağız, gırtlak, yemek borusu kanseri gibi kanserlerin de sigara içimiyle doğru oranda arttığını belirtti. Bütün bu zararlı sonuçların yanında aslında beklenmeyen bir başka sonuç da göze çarptı. Parkinson hastalığından ölümlerde, sigara içmeyenlerin, içenlere oranla 3 kat daha fazla olduğu gözlemlendi.

 

Bu sonuçların Kahn'ın verilerinde bir istatistiki sapma olduğunu düşünen bilim insanları, verileri tekrar hesapladılar. Ancak tekrar aynı sonuçlarla karşılaştılar. Sigara içmenin sağlık açısından bir faydası olabileceğini kabullenemeyen bir takım araştırmacılar aynı verileri farklı yorumlayarak, değişik çıkarımlar yaptılar. Ancak 1971 yılında, John Hopkins üniversitesinden Irving Kessler ve Earl Diamond, Baltimore'da yaşayan ve yakın zamanda Parkinson hastalığına yakalanmış hastaların verilerini inceleyerek yayınladıkları araştırma ile bu farlı çıkarımların yanlış olduğunu kanıtladılar. Sigara kullananların Parkinson hastalığına yakalanma oranları gerçekten de kullanmayanlara göre oldukça azdı.

 

Bilim insanları, kalp, akciğer, dişler ve cildimiz için gerçekten de çok tehlikeli ve zararlı olan sigara kullanımının bir beyin hastalığı için neden faydalı olabileceğini araştırmaya koyuldular. 1979 yılında, UCLA'da görevli bir nörobiyolog olan Marie-Françoise Chesselet nikotinin, dopamin miktarını arttırdığını gösterdi. Dopamin, dikkat artışını sağlayan, bağımlılık risklerini ayarlayan, ödül döngülü davranışları etkileyen bir sinir taşıyıcısı. Dopamin aynı zamanda bizim haraketlerimizi kontrol etmemizde de önemli bir rol oynayan bir hormon. Beynin Striatum bölgesindeki reseptörler dopamin salgılanmasını sağlamakatalar. Chesselet çok az miktarlardaki nikotinin de bu reseptörleri uyararak dopamin salgılanmasını arttırdığını ve bunun da  bizim haraketlerimizi kontrol etmemize yardımcı olduğunu gösterdi.

 

İşte bu etki de nikotinin neden bu hastalığı tedavi edici bir etkisi olduğunu anlaşılır kıldı. Parkinson hastalığının sebeplerinden birinin de dopamin salgılayan nöronların zamanla ölmesi olduğu da keşfedilmiş oldu. 1960'lardan bu yana bu hastalığın tedavisinde L-dopa adı verilen ve kandan beyne geçebilen bir etkiye sahip bir ilaç kullanılmakta. Bu ilaç dopamin salgılanmasını arttıyor, ancak ciddi yan etkileri arasında diskinezi bulunmakta.

 

İşte daha önceki bu çalışmaları göz önünde bulunduran Quik, Parkinson hastalığını sincap maymunlarında nikotin ile tedavi etmeyi denedi. 2007 de yayınladığı araştırmada, maymunlardaki kontrolsüz haraketlerin %50 azaldığını, ayrıca daha önce L-dopa ile tedavi görmüş maymunlarda diskineziyi de %35 oranında azalttığını gösterdi. Quik bundan sonraki çalışmalarında fareler ve başka primat türlerinde de aynı etkileri belgeledi. Sonuç olarak, nikotin hem Parkinson hastalığının yarattığı kontrol dışı haraketleri önemli miktarda azaltmakta hem de hastalığın tek ilacının yarattığı yan etkiyi de gidermekte.

 

Peki ya insanlarda?

 

Bu sonuçlar ışığında insanlardaki deneylerin sonuçlarını da merak etmişolabilirsiniz. Ancak şu anda henüz tamamlanmış böyle bir çalışma yok. Vermont Üniversitesinden James Boyd, şu anda bununla alakalı 2 farlı araştırma yürütmekte. Bunlardan ilki, 2010 yılında başlatılmış ve nikotin bantlarının, Parkinson hastalığının bir başka sonucu olan tepkiselliğe etkilerinin araştırılması ile ilgili. Bir diğer çalışmaise geçtiğimiz yıl Almanya'da başlatılmış, ve hali hazırda eczanalerde satılan değişik formlardaki nikotinin parkinson hastalığında bir tedavi ilacı olarak kullanılmasının sonuçları araştırılmakta.

 

Parkinson'un dışında...

 

Bilim insanları bu araştırmaların sonuçlarını beklerken, nikotinin başka etkilerini de araştırmaya devam ediyorlar. Çalışmaları yürüten Boyd, nikotinin farklı mekanizmaları olduğunu, ve bunlardan birinin de beyin hücrelerini korumak olabileceğini belirtiyor. Nikotin reseptörlerinin bir başka etkisi de hücrelere giren kalsiyum miktarını ayarlamak. Boyd, nikotin alımının hücreler arası kalsiyum dağılımını arttırdığını ve bunun da hücrelerin ömrünü uzattığının görüldüğünü belirtti.

 

Nikotinin ayrıca bir antioksidon etkinin olabileceği, yani metabolizmamızın oluşturduğu zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olduğu ve bu sayede beyni koruduğu düşünülüyor. Nikotinin bu nöro-koruyucu etkisi klinik bir deneyde rastgele seçilmiş, ve yeni Alzheimer hastalığına yakalanmış kişiler üzerinde denendi. Deney öncesinde bu hastaların hafızaları biraz gerilemiş ancak kara verme ve bilişsel haraketlerinde henüz bir problem yoktu. Bu hastaları 15 mg'lık nikotin bantları veya plasebolar 6 ay boyunca verildi. Sonuçlar, nikotinin dikkate, hafızaya ve psikomotor hızlarına oldukça olumlu etkilerinin olduğunu gösterdi.

 

Bir başka araştırma ise nikotinin en az bir dikkat arttırıcı ilaç olan Ritalin kadar etkili olduğunu saptadı. 2008 yılında, Vanderbilt Üniversitesinden Paul Newhouse, 15  Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu hastasının bir takım bilişsel görevlerdeki performanslarını inceledi. Hastalara 7 mg'lık nikotin bantları veya plasebo verildiö ve 45 dakika sonra nikotin alan hastalarda önemli ölçüde gelişimler izlendi.

 

Sussex Üniversitesinden psikolog Jennifer Rusted ise nikotinin günüzde bilinen en etkili bilişsel geliştirici olduğunu belirtmekte. Herhangi bir hastalığı olmayan kişilerin de nikotinden faydalanabileceğini belirten Rusted, yaptığı deney ile nikotinin görsel dikkati arttırdığı ve anlık hafızayı geliştirdiğini göstermiş. Rusted'a göre her ne kadar 15%'lik çok da önemli sayılmıyacak bir gelişme sağlanmış olsa da bunu dikkatinizi çok daha hızlı toparlamanızı sağlıyarak yaptığını düşündüklerini belirtti. Yani kısaca, nikotin gereksiz unsurlara odaklanmazın önünü keserek, gerçekte odaklanmanız gereken noktaya dikkatinizi toplamanıza yardımcı oluyor.

 

Bu özelliği, yani odaklanmaya yardımcı oluşu, nikotini şizofreni tedavisi için de bir alternatif yapmakta. Çünkü şizofreni hastaları, çevrelerindeki görüntü, ses ve düşüncelerden çok aşırı derecede etkilenmekteler. A.B.D., Kanada ve Almanya yapılan deneylerde nikotinin Şizofrenş hastaları üzerinde dikkat toparlama ve yakın zamanda olan olayları hatırlama noktalarında faydalı olduğunu gösterildi.

 

Belki de düşünüldüğü kadar değil...

 

Dikkat çekici bir başka şey ise yukarıda bahsettiğimiz deneylerde nikotinin hastalar üzerinde ciddi bir bağımlılık yaratmamış olması. Bu ise, nikotinin bilinen en bağımlılık yaratıcı madde olduğu yaygın görüşü ile tamamen zıt bir sonuç. Tütün, bir çok yerde bahsedildiği gibi eroin kadar bağımlılık yaratıcı olabilir; ancak biliminsanlarının araştırmalarına göre fare ve benzeri deney hayvanlarını sadece nikotine bağımlı yapmak oldukça zor görülüyor. Neuropharmacology dergisinde yayımlanan bir makaleye göre tütün, bu güne kadar kullanılan bütün kimyasallar arasında en çok bağımlılık yapıcı madde olarak tanımlanmıştır. Buna karşılık, her ne kadar hafif keyif verici bir etkisi olsa da, deney hayvanlarını sadece nikotine bağımlı yapmak neredeyse imkansızdır. Aynı araştırmada, nikotinin bağımlılık yapıcı etkisini geliştirmek için tütün dumanının gerekli olduğu saptanmıştır. 2005 yılında, Kaliforniya Üniversitesinde yapılan bir başka araştırmada ise, deney hayvanlarının nikotin ve asetaldehit'ten (tütünde bulunan bir başka organik kimyasal) oluşan bir karışıma karşı, bu bileşenlerin tek başlarına olan hallerine nazaran daha çok eğilim gösterdikleri saptanmış. 2009 yılında ise fransız araştırmacılar, nikotinin, tütünde bulunan 5 farklı kimyasal (anabasine, myosmine, cotinine, nornicotine ve anatabine) ile birleşiminin deney hayvanları üzerinde, sadece nikotine oranla çok daha fazla oranda istek uyandırdığı ve bu karışımın hiperaktiviteye sebep olduğu saptanmış. 

 

Kısacası, dünyada yaklaşık 1 milyar insanın aslında sadece nikotine değil, tütün bulunan bir çok kimyasalın, nikotin ile etkileşimine karşı bağımlı olduğu düşünülüyor. Burada asıl düşmanın, aslında binlerce kimyasal maddeden oluşan tütünün olduğu, ve nikotinin de aslında tek başına sanıldığı kadar tehlikeli olmayabileceği telafuz ediliyor. Ancak bilim insanlarının ortak görüşü şimdilik araştırmalara devam etmek, ve olası yan etkiler araştırıldıktan ve ellerinde yeterince veri olduktan sonra bu maddeyi belki de bir gün ilaç olarak tavsiye etmeye başlamak.

 

Kaynak: Discover Magazine

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ETİKETLER : nikotin parkinson sigara L-dopa
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer SAĞLIK - TIP haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Habertonik.com | Popüler Bilim Haberleri
© Copyright 2014 . Tum haklari saklidir.